Online Kodlama Dersleri

Online Kodlama Dersleri
 
AnasayfaAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yapSSSKodonizleme

Paylaş | 
 

 Köroğlu Destanı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
K!NG
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 756
Yaş : 20
Yer : mer yok
Reputation : 0
Points : 79
Kayıt tarihi : 31/07/08

Kişisel Sayfalar
Metin alanı: Pokemon u çok ama çok seviyorum

MesajKonu: Köroğlu Destanı   Paz Ekim 12, 2008 12:03 pm

Köroğlu ünlü bir halk hikayesi, daha doğrusu bir halk romanıdır. En az 4. yy’dan veri sanat susuzluğunu gidermekte, kahramanlık duygularını beslemektedir. Yiğit ve mert bir kahraman tipi olan Köroğlu halk şiirinin koçaklamalarında hep onun örnek alındığı görülür.

Onun hikayesinin en yaygın olduğu yüzyıllar, Osmanlı devletinin iç ve dış sarsıntıları içinde kıvrandığı zamanlardı. 16. yy Celali isyanları ile Köroğlu adını eşkıya-kahraman namıyla yedi düvele yaymıştır.

Ayrıca aynı adı taşıyan bir yeniçeri şairinin yaşadığını 1577-1590 İran Osmanlı seferine katıldığını bu seferde büyük başarı gösteren Özdemiroğlu Osman paşa için söylediği iki manzumeden öğreniyoruz. Ancak hikaye kahramanı Köroğlu ile şair Köroğlu aynı şahıs mıdır? Bu kesin olarak bilinmemektedir. Başbakanlık arşivinde bulunan yeni bazı vesikalardan ikisinin bir olduğu ihtimali kuvvet buluyor.

Eşkıya Köroğlu, bir eşkıya, devlete karşı gelmiş bir dağ adamıdır. Yıllar keser, kervanları vurur. Köroğlu haksızlığa, zulme karşı ayaklanmıştır. Bu arada kendisi hiçbir zaman haksızlığa sapmamıştır. Osmanlının bu karışık dönemlerinde vilayetlerde bulunan valiler halka zulüm etmekte, çifte vergiler almakta zulmün her çeşidini yapmaktadır. Bu ortamda Köroğlu sahneye çıkmıştır. Onun sevimli şövalye varlığında halk kendini bulmuştur. Halk Köroğlunu çok sevmiş çünkü kendilerini Köroğlu ruhunda hissetmişlerdir. Halka yardım eder. Zalimi ezer. Öyle ki yakın çağın söz şairlerinden bir ozan son nefesine yakın oğluna: “Oğul, hele üstüme bir Köroğlu oku da öyle öleyim” demiş, yorganı başına çekmiştir.



Sanatı

Köroğlu’nun sanatı gerek konu olarak, gerek işleniş bakımından kusursuzdur. Konuda olaylar çok ustalıkla birbirine bağlaç düğümler, heyecan artar. Sonuç beklenmedik biçimde ortaya çıkar. Yer yer ve sık sık araya türküler girer. Bunlar Köroğlunun mert karakterini yansıtır. Yerine göre çok içli lirik şiirlere rastlanır. Gerek konu, gerek estetik yönünün bu kadar güçlü oluşu nedeni ile Köroğlu hikayesi her çevrede büyük ilgi toplamıştır.

Köroğlu hikayesi halk hikayeciliği geleneğine uygun olarak, nazım-nesir karışımı anlatılır. Duygusal yerler ve kimi konuşmalar nazımlar türkü biçiminde söylenir. Böyle yerler gelince sazla birlikte kendi karakterindeki bestesiyle okur. Bu manzumelerin sanat yönü güçlü olup edebiyatımızda eşi benzeri az bulunur. Eski çağların cenkleri canlanır.

Nesir bölümlerinde ise anlatanın ustalığına kalmıştır. Cümleler kısa ve kesindir. Bu kitabe usta sanatçının dilinde, düz anlatımın olağanüstü sanat anıtı olur. Köroğlu hikayesi, eski destanların yeni zamanlarda aldığı biçim olarak da kabul edilmez. Bilinen öteki halk hikayeleri türünden, asıl konusu kahramanlık olan ve kimi tarihsel olayla birleşen bir hikaye. Aha doğrusu bir şövalye romanıdır. Celali isyanları ile büyüyen on yedinci yüzyılın usta aşıklarının katma şiirleriyle “kara nesir” olmaktan kurtulan, gezgin saz şairleri ile yayılmış günümüze kadar gelmiştir.

Köroğlunda Erzurum ağzı göze çarpar “olunca, bulunca gibi”. Dili çok sağlamdır. Osmanlıcaya bulaşmamış katıksız bir Türkçedir. Çoğunlukla 6 + 5 = 11 ölçülüdür 4 + 4 = 8 olan birkaç şiiride vardır.



Aşık Edebiyatında Yeri

Saz şairleri de Köroğlunun etkisinde çokça kalmıştır. O’nu mesleğin “pir”i saymışlardır. Toplantılarda, aşık fasıllarında ilk önce bir Köroğlu türküsüyle başlarlar.

Köroğlu halk musikisinde bir bestenin de adıdır. Yiğitleme, koçaklama gibi kahramanlık türkülerini hep “Köroğlu ağzı”yla söylerler. Sazda ve sözde Köroğlunu örnek almışlardır. Aşiret ozanları da Köroğlu yolunda yürümüş Dadaloğlu onu örnek almıştır. Günümüz sanatçıları da çeşitli kollarda gittikçe artan bir ilgi duydular. Şiir, hikaye, roman, tiyatro… Onu konu edinen pek çok şiir yazıldı. Tiyatrosu oynandı (Kutsi Tacer). Hayatı romanlaştırıldı (Yaşar Kemal). Filmleri çevrildi. New York’ta Köroğlu hikayesinin basımı yapıldı.



KÖROĞLU HİKÂYESİ

BOLU BEYİ, at meraklısı bir beydir. Atçılıkta us­ta olan seyisi Yusuf'u, güzel ve cins at aramak üzere başka yerlere gönderir. Yusuf günlerce gezdikten sonra, obanın birinde istediği gibi bir tay bulur. Bu tayı doğuran kısrak, Fırat kıyısında otlarken, ırmaktan çıkan bir aygır kısrağa aşmış, tay ondan olmuştur. Irmak ve göllerin dibinde ya­şayan aygırlardan olan taylar çok makbuldür, iyi cins at olur.

Yusuf, tayı sahiplerinden satın alır. Yavrunun şim­dilik gösterişi yoktur. Hatta, çirkindir bile. Ama ileride mükemmel bir küheylan olacaktır. Yusuf bunu biliyor. Sevinerek geri döner. Bey, bu çirkin ve sevimsiz tayı gö­rünce çok kızar, kendisiyle alay edildiğini sanır. Yusuf'un gözlerine mil çektirir. Tayı da ona verir, yanından kovar. Kör Yusuf köyüne döner. Olanı biteni oğluna anlatır. Bolu Beyi'nden öç alacağını söyler.

Baba oğul, başlarlar tayı terbiye etmeye. Yıllar ge­çer Tay artık mükemmel bir küheylan olmuştur. Rüzgâr gibi koşmakta, ceylan gibi sıçramakta, türlü savaş oyunu bilmektedir. Bu arada Kör Yusuf'un oğlu Rıışen Ali de büyümüş, güçlü kuvvetli bir delikanlı olmuştur. O da her türlü şövalyelik oyunlarını öğrenmiş bir babayiğittir.

Bir gece Yusuf, düşünde Hızır'ı görür. Hızır ona ya­pacağı işi söyler. Hızır'ın önerisiyle baba oğul yola çıkar­lar. Bingöl dağlarından gelecek üç sihirli köpüğü Aras ırmağında beklerler. Bu üç sihirli köpükle Yusuf'un hem gözleri açılacak, hem intikam almak için gereken kuvvet ve gençliği elde edecektir.

Bunu bilen oğlu Ruşen Ali, köpükler gelince, ba­basına haber vermeden, kendisi içer. Yusuf, durumu öğ­renince üzülür, ama bir yandan da sevinir. Kendi yerine oğlu, öcünü alacak bir bahadır olacaktır. Bu sihirli köpük­lerden biri körün oğluna sonsuz yaşama gücü, biri yiğitlik, öteki de şairlik bağışlamıştır. Bir süre sonra Yusuf, oğlu­na öç almasını vasiyet ederek ölür.

Körün oğlu Ruşen Ali dağa çıkar. Gelen geçeni so­yar. Ünü yayılmaya başlar. Kendisi gibi kanun kaçakları yanında toplanmaya başlarlar. Artık adı Köroğlu olmuştur. Bolu şehrinin karşısında, Çamlıbel'de bir kale yaptırır. Küçük bir ordusu vardır. Çamlıbel’den geçen kervanlar­dan bac alır. Vermeyen kervanları soyar. Üzerine gönde­rilen orduları bozguna uğratır.

Bir gün, güzelliğini duyduğu Üsküdar Kasapbaşı'sının oğlu Ayvaz'ı kaçırır, Çamlıbel'e getirir, evlât edinir. Başka bir gün, Bolu Beyi'nin bacısı Döne Hanım'ı ka­çırır, evlenirler. Aradan yıllar geçer. Bolu'yu .basar, yakar, yıkar. Bolu Beyi'nden babasının öcünü alır. Bolu Beyi de Köroğlu'na kargı düzenler kurar. Bir defasında Köroğlu'nu, başka bir seferde de Ayvaz'ı yakalatır. Zindana atar. Ama, Köroğlu ve adamları her zaman hile ve cenkle kurtulurlar.

Köroğlu, ara sıra Gürcistan, Çin gibi uzak ülkelere de seferler açar. Yeni yeni serüvenlere atılır, büyük vur­gunlar yapar. Bu arada küçük, fakat heyecanlı birçok olay da geçer. Sonunda delikli demir (tüfek) ortaya çıkın­ca eski bahadırlık geleneği bozulur, dünyanın tadı kal­maz. Ve bir gün Köroğlu, beylerine dağılmalarını söyle­yerek Kırklara karışır, kaybolur. Daha önceden Kır-At da sır olmuştur. O Kır-At ki, nice yıllar, olağanüstü bir güçle Köroğlu'na hizmet etmiştir.

Başka bir söylentiye göre, bir Yahudi bezirganın getirdiği tüfekle oynayan beyler, birbirlerini öldürürler. Köroğlu, buna üzülerek kayıplara karışır. Yine bir başka söylentiye göre de, Köroğlu dağda rastladığı çobanda tü­feği görür. Sorar, ne olduğunu. Aldığı karşılığa inanmaz. Denemek için kendine çevirir, tetiğe dokunur. Ve yara­lanarak ölür. Sonra beyleri de dağılırlar.

Yaşlı bir çınar gibi devrilen Köroğlu'nun hikâyesi sona erer.





BASIN KILINCI



Ay yansın ağlar, güneş tutulsun

Parladı parladı çalın kılıncı

Oklar gıcırdasın ayyuka çıksın

Mevlânın aşkına basın kılıncı



Durmayın orada, kargı kucakta

Dolansın yiğitler köşe bucakta

Bir savaş edelim kelle kucakta

Şehitler aşkına çalın kılıncı



Koç yiğitler melemeli dev gibi

Düşman kanı devrilmeli dağ gibi

Dest vurup avını almış bey gibi

Haykırı haykırı çalın kılıncı



Koç yiğitler bu kış burda kışlasın

Yılan dilli eğri hançer işlesin

Kâfir düşman el'amana başlasın

Kaçanı gördermen, basın kılıncı



Koç yiğitler düğün, bayram eylesin

Küheylan kişnesin, aygır oynasın

Kazanlarda adam kanı kaynasın

Esir etmek yok ha, çalın kılıncı



FERMANIMIZ YAZILDI



İslâmbol’dan fermanımız yazıldı

Koy yiğitler kargımıza dizildi

Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu

Eğri kılıç kında paslanmalıdır



Geç gidelim Magini'nin (?) dağına

El vuralım koç yiğidin malına

Dini bütün arkadaşın yoluna

Serini sol meydana koymalıdır



Yiğit olan yiğit dönmez ölümden

Muhannetin payın alır elinden

Kır-At köpüğünden, insan kanından

Çizmeyile şalvar ıslanmalıdır



Senin gibi yiğit gelmez cihana

Bir dahi doğurmaz doğuran ana

Öyle kılıç vursam fena düşmana

Düşman kılıç ile uslanmalıdır



Kaynak: http://www.dedekorkut.net/content/view/430/122/
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.iskenderuninonuio.k12.tr/cms/
mythcomeback
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 862
Yer : im seni
Reputation : 0
Points : 0
Kayıt tarihi : 31/07/08

Kişisel Sayfalar
Metin alanı:

MesajKonu: Geri: Köroğlu Destanı   Paz Ekim 12, 2008 12:18 pm

Ben gerçek sanıyordum Very Happy Shocked

_________________
Misafir napıyosun?iyi misin?
Her Hakkım Saklıdır!!!®
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://kodogreniyorum.tr.gg
K!NG
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 756
Yaş : 20
Yer : mer yok
Reputation : 0
Points : 79
Kayıt tarihi : 31/07/08

Kişisel Sayfalar
Metin alanı: Pokemon u çok ama çok seviyorum

MesajKonu: Geri: Köroğlu Destanı   Paz Ekim 12, 2008 4:39 pm

Gerçek zaten öyle değil mi ? Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.iskenderuninonuio.k12.tr/cms/
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Köroğlu Destanı   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Köroğlu Destanı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Online Kodlama Dersleri :: Eğlence Merkezi :: Destanlar-
Buraya geçin: